Darbuka, kökleri antik Mezopotamya ve Ortadoğu medeniyetlerine kadar uzanan köklü bir vurmalı çalgı geleneğinin parçasıdır. Kil gövdeli ilk örneklerinden günümüzün metal ve alüminyum gövdeli modern darbukalarına kadar enstrüman, yüzyıllar içinde önemli bir dönüşüm geçirmiştir.
Tarih boyunca darbuka, Arap, Türk ve Balkan müzik geleneklerinde farklı isimlerle (dumbek, tabla, darabukka gibi) anılmış ve bölgesel çalma teknikleriyle şekillenmiştir. Osmanlı döneminde saray ve halk müziğinde önemli bir yer edinen darbuka, günümüzde de Türk müziğinin vazgeçilmez ritim enstrümanlarından biri olmaya devam etmektedir.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gövde malzemesindeki gelişmeler (alüminyum, fiberglas) ve sentetik yüzeylerin kullanımı, darbukayı hem daha dayanıklı hem de daha erişilebilir bir enstrüman haline getirmiştir. Bu değişim, darbuka eğitiminin dünya genelinde yaygınlaşmasına da katkı sağlamıştır.
Darbuka eğitimi alırken bu tarihsel arka planı bilmek, kursiyerlerin enstrümanla kurduğu bağı güçlendirir ve çaldıkları ritimlerin kültürel köklerini anlamalarına yardımcı olur.